KREDİ KARTI SATIŞ (POS) CİHAZI İLE YAPILAN
SATIŞLAR VE KDV BEYANNAMESİNİN 45 NO’LU “KREDİ KARTI İLE TAHSİL EDİLEN
TESLİM VE HİZMET BEDELLERİN KDV DAHİL KARŞILIĞINI TEŞKİL EDEN BEDEL”
SATIRINA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Bilindiği üzere, bankalar ve kredi kartı okuma
makinesi (Pos makinesi ve imprinter cihazı) veren diğer kurumlar,
vergi kimlik numarası bazında verdikleri cihazların üye işyerlerini ve
bu işyerlerinin aylık kredi kartı ile yaptıkları satışları (sanal pos,
kredi kartı, banka kartı-debit ve imprinter cihazı ile yapılan) günlük
satış tutarları bazında aylık dönemler halinde ilgili dönemi takip
eden ay Başkanlığımıza göndermektedirler.
Bankalardan alınan bu bilgilere göre,
bankaların kredi kartı ile satış cihazı verdiği üye işyerlerinin, bu
cihazları kullanarak yaptıkları satış tutarları ile mükelleflerin
beyanları karşılaştırılarak bilgiler arasında uyumsuzluk tespit edilen
mükellefler hakkında denetimler yapılmaktadır. Başkanlığımızca, söz
konusu denetimlerin bundan böyle aylık dönemler halinde daha sık
yapılması planlanmaktadır.
Yapılan vergi incelemelerinde mükelleflerin
kredi kartı ile satış işlemi olduğu halde, ilgili dönemlerde verilen
KDV beyannamelerinde yer alan 45 numaralı “kredi kartı ile tahsil
edilen teslim ve hizmetlerin KDV dahil karşılığını teşkil eden bedel”
alanının boş bırakılarak ihmal edildiği, ilgili hâsılatın sadece
matrah bildirimi tablosunda yer alan “teslim ve hizmet bedeli”ne dâhil
edildiği görülmektedir. Söz konusu alanın bu şekilde doldurulmaması
neticesinde kredi kartı satış hasılatı ile 45 numaralı satır arasında
yapılan karşılaştırmalarda uyumsuzluklar ortaya çıkmakta, bu konu ile
ilgili olarak yapılan incelemeler Başkanlığımız vergi inceleme
birimleri üzerinde verimsiz iş yükü meydana getirmekte ve
mükelleflerimizin beyannamelerini eksik doldurmalarından kaynaklanan
vergi cezaları ile karşı karşıya kalmalarına neden olmaktadır.
Öte yandan yapılan incelemelerde, bazı mükelleflerce kredi kartlarının
zaman zaman mal ve hizmet alışverişi dışındaki amaçlar için
kullanıldığının ifade edildiği görülmüştür. Bankaların müşterileri ile
aralarında yaptıkları sözleşme ile yalnızca mal ve hizmet alışverişi
yapılması maksadıyla verdikleri POS cihazlarının, bu amaç dışında
normal ve mutad olmayan başka amaçlarla kullanıldığı iddiasının vergi
incelemeleri esnasında ispat yükümlülüğünün 213 sayılı Vergi Usul
Kanunu’nun 3 ncü maddesi uyarınca iddia sahibi mükelleflere ait olması
ve iddia edilen hususların yasal defter kayıtları üzerinde ispat
edilememesi nedeniyle, mükellefler denetimler sonucu doğan vergi ve
cezalardan dolayı ekonomik sıkıntılara düşmektedirler. Bu şekilde tarh
edilen vergi ve kesilen cezalar için vergi mahkemelerine yapılan
itirazlar neticesinde Danıştay’ın son yıllardaki kararlarının
birçoğunun bu doğrultuda olması ve ispat külfetini mükelleflere
yükleyerek aleyhte kararlar vermesi mükelleflerin kayıplarını daha da
artırmaktadır.
Diğer taraftan mükelleflerin, kredi kartı ile
yaptıkları satışlar ile bunlara ilişkin olarak düzenledikleri satış
belgeleri arasında dönem kaymaları ve tutar uyumsuzluklarının
oluşmasını engellemek için mutlaka POS cihazlarından gün sonlarında
aksatmadan gün sonu işlem raporunu almaları gerekmektedir. Aksi
durumda bankalardan aylık dönemler itibariyle işlem tarihi bazında
alınan POS satış hasılatı bilgileri ile KDV beyannamesinde yer alan
satış hasılatı bilgileri arasında yapılan kontrollerde uyumsuzluklar
ortaya çıkmakta ve bu durum gelir idaresi ile mükellefler arasında
ihtilaflara sebep olmaktadır.
Bu nedenlerle mükelleflerce kredi kartı ile
satış (POS) cihazlarının amacına uygun biçimde kullanılması, bu
cihazlarla ilgili olarak gün sonu işlemlerinin geciktirmeden yapılması
ve serbest muhasebeci ve mali müşavirlerce KDV beyannamelerinin 45
numaralı “kredi kartı ile tahsil edilen teslim ve hizmetlerin KDV
dahil karşılığını teşkil eden bedel” satırının aylık POS hasılatları
dikkate alınarak doldurulmasına dikkat ve özen gösterilmesi gerek
mükellefler ve serbest muhasebeci mali müşavirler ve gerekse
Başkanlığımızın bundan böyle aylık dönemler halinde yapacağı
çalışmaları verimli hale getirerek zaman kaybını önleyecek, ayrıca
mahkemelerimizin söz konusu incelemelerden kaynaklanan ihtilaflarla
ilgili iş yükünü azaltacak ve neticede oluşabilecek sıkıntıların önüne
geçecektir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.