|
Vergi kaçıran kaçırana
Mersin Vergi Dairesi Başkanı Erol Çember, Mersin'de denetledikleri tüm
sektörlerde ciddi bir vergi kaçağı ile karşı karşıya kaldıklarını
belirterek, "Şu ana kadar incelediğimiz mükelleflerde kayıp-kaçak yakalama
oranımız yüzde 100" dedi.
Erol Çember, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, 2007 yılında
gerçekleştirilen vergi denetim faaliyetleri hakkında bilgi vererek 2008
hedeflerini anlattı. 2007 yılını özellikle 2006'da yaptıkları plan ve
program çerçevesinde geçirdiklerini anlatan Çember, "Özellikle yaptığımız
vergi incelemeleri ve yoğun vergi denetimleri uzun soluklu çalışmalar
gerektiren, ciddi bir altyapı çalışması gerektiren incelemeler olduğu için
bunların planlamasını uygulamaya geçmeden bir yıl önce tamamlıyoruz.
Altyapı çalışmalarını yine uygulamadan 3-4 ay önce tamamlayıp periyodik
takvimler halinde ya da daha önce planladığımız takvime göre zamanı
geldiğinde yerine getirmeye çalışıyoruz. Bu anlamda 2007'yi
değerlendirdiğimizde planlarımızın bire bir uyduğunu söyleyebiliriz" diye
konuştu. Merkezden gelen işlem ya da diğer kamu kurum ve kuruluşlarından
gelen vergi incelemelerinden dolayı hedeflerinde ufak tefek sapmalar
olduğuna dikkat çeken Çember, "Ancak, bu bizim ana hedefimizden sapmamızı
sağlayacak
nitelikte değildi. 2008'in sonuna kadar hangi alanda çalışmalar
yapılacağı, bununla ilgili ne tür altyapı çalışmaları yapılarak çapraz
denetim çerçevesinde bilgiler toplanacağı konusunda plan ve program
hazırladık. Özellikle verimli bir işgücünün planlanabilmesi için en
optimal bir şekilde kullanmak zorundayız" şeklinde konuştu. Çember, bu
anlamda planlamanın da son derece sağlıklı bir şekilde yapılması
gerektiğini ifade ederek bu çalışma doğrultusunda Mersin Vergi Dairesi
olarak 2007 sonu itibarıyla toplanması gereken yıllık hedef rakamlarını
11. ay sonunda yakalamış olduklarının altını çizdi. Özellikle vergi
gelirlerindeki artışın değerlendirilmesinin gerek tahakkuk gerek tahsilat
ve gerekse tahsilat oranları açısından Gelir İdaresi Başkanlığı'nın Mersin
Vergi Dairesi Başkanlığı'na göndermiş oldukları vergi gelirleri artışında
bir hedef belirlendiğini dile getiren Çember, 2007 yılı sonu itibarıyla
Gelir İdaresi Başkanlığı'nın belirlediği hedefi de gerçekleştirmiş
olacaklarını vurguladı.
2007 yılında topladıkları vergi gelirleri açısından limanın
özelleştirilmesi ve işlem hacminin geçmiş yıllara göre artmasının
etkisiyle, diğer taraftan ekim ayı sonunda açılan büyük alışveriş merkezi
incelendiğinde Mersin'de ticaret hacminin arttığının söylenebileceğini
ifade eden Çember, şöyle konuştu:
"Vergi Dairesi Başkanlığı olarak konuyu değerlendirdiğimizde, vergi
gelirlerindeki artış anlamında mükellef bazında ciddi bir artış olmamasına
rağmen, vergi gelirleri anlamında bir artış olduğunu söyleyebiliriz.
Çünkü, yapmış olduğumuz çalışmalarda, özellikle kayıt dışı çalışan
mükelleflerin ya da kayıt altında olup da bir kısım işlemlerini kayıt
dışına taşımaya çalışan mükelleflerimizin bu işlemlerini kayıt altına
almak için bir çalışma içerisindeyiz. Yapmış olduğumuz bu çalışmalar, aynı
zamanda da ticaretin genişleyerek yoluna devam etmesi, Mersin'deki vergi
gelirleri artışı anlamında da 2007 hedeflerinin sağlanması ve yakalanması
sonucunu doğurdu. Bütün bunları alt alta koyup değerlendirdiğimizde
Mersin'deki ticaret hacminin arttığını söyleyebiliriz."
Erol Çember, zorlu rekabet koşullarında tek suçu yasalara uymak olan
mükellefin ayakta durmasının kolay olmadığına işaret ederek bu yüzden
vergisini ödemeyen, vergi kaçıran mükellefi kayıt altına alıp vergisini
ödeyen mükellefin hakkını koruduklarını kaydetti. Esnafa gerçekleştirilen
denetimlerdeki amaçlarının ceza kesmek değil, onların eksiklerini
belirleyerek düzeltmelerini sağlamak olduğunu belirten Çember, yasalara
uyan mükellefi korumaya bundan sonra da devam edeceklerini söyledi.
Büyük alışveriş merkezlerinin açılmasını, tamamen piyasadaki rekabet
koşullarının değişmesi ve ticaret yapma şeklinin değişmesi olarak
nitelendiren Çember, şunları kaydetti:
"Ticaret git gide şekil değiştiriyor. Büyük alışveriş merkezleri de bunun
bir yansıması. Tabii ki açılan büyük bir alışveriş merkezinin o ildeki
esnafı etkilememesi mümkün değil. Ama, rekabetin ve ticaretin kaçınılmaz
sonucu bu. Özellikle küçük sermayeli kuruluşların, büyük ölçekli
işletmeler karşısında ayakta kalabilmesi, günümüz koşullarında çok zor.
Olayı, mevcut tüketici olarak değerlendirdiğimizde bile, tüketici bir malı
kendisine ucuza sunan işletmeden yararlanacaktır. O yüzden, küçük
sermayelerin birleşerek büyük sermayeler haline dönüşüp oyunu kurallarına
göre oynaması gerekiyor. Oyunu kurallarına göre oynayıp ticareti bu
kurallar çerçevesinde yerine getirmesi gerekiyor. Bu kapsamda bir çalışma
olursa herkes yine ticareti değerlendirerek yoluna devam edecektir."
Mersin'de yeni açılan büyük alışveriş merkezlerinden bazılarının Mersin
Vergi Dairesi mükellefi olduğunu ancak bunların büyük bir kısmının merkezi
İstanbul, Ankara veya İzmir'de olduğu için vergilerini bağlı oldukları
illerin vergi dairesi başkanlıklarına ödediklerini hatırlatan Çember, "Bu
demek değildir ki biz onları denetlemeyeceğiz. Bizim, Mersin sınırları
içerisinde faaliyette bulunan bütün işletmeleri denetleme yetkimiz vardır
ve bunu da yapıyoruz" dedi.
İşgücü ve denetim programlarını yaparken sektörler itibarıyla ayrım
yaptıklarına dikkat çeken Çember, hedeflerinde A'dan Z'ye bütün
işletmelerin varolduğunu ancak yapılan Ar-ge çalışması sonucu bazı
sektörlere öncelik verdiklerini bildirdi. O sektörlerde mükellefleri de
kendi aralarında risk gruplarına ayırdıklarını anlatan Çember, "Çünkü
bütün mükelleflere potansiyel vergi kaçakçısı olarak yaklaşmamız son
derece yanlış ve bu mükellefe karşı yapılmış büyük bir haksızlık olur.
Biz, yapmış olduğumuz değerlendirmede önce sektörü, sektör içerisinde de
kaçından kayda değer sonuçlar çıkar, onları değerlendiriyoruz ve toplamda
faaliyet gösteren mükellefin yüzde 20'sini incelemeye alıyoruz. Elde
ettiğimiz sonuçlara baktığımızda incelemeye aldığımız mükelleflerden yüzde
100 sonuca ulaştığımızı görüyoruz. Yani incelemeye aldığımız mükelleflerin
tamamında ciddi bir vergi kaçağı görülüyor" ifadelerini kullandı.
2008 yılı Ocak ve Şubat ayında incelemeye alacakları yaklaşık 3 bin 500
mükellef bulunduğunun altını çizen Çember, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu mükelleflerin içerisinde yıllık cirosu onlarca trilyon olan firmalar
da var. Bunlara küçük esnaf dememiz mümkün değil. Bizim, ocak-şubat ayında
kıyıda köşede kalmış ne bir bakkalla, ne bir terziyle, ne de tamirciyle
işimiz olmayacak. Biz onların yanlarından bile geçmeyeceğiz. Bizim
yapacağımız denetim orta ölçekli ve büyük ölçekli firmalara yönelik. Vergi
kayıp ve kaçağı olmayan ya da diğer sektörlere göre daha az olan bir
sektörde bizim denetim yapmamız doğru değil. Bir tarafta trilyonluk
kaçaklar dururken diğer taraftaki 100 liralık kaçakla kimse uğraşmaz. Bu
işin doğasına aykırı bir olay. Bizim küçük esnafla işimiz yok. Ama eğer
'küçük' denilen esnafın yıllık cirosu birkaç yüz milyar ise o da küçük
esnaf mıdır değil midir bunu iyi yargılamak lazım. Ayrıca, biz Mersin'de
hangi sektöre girdiysek ciddi bir vergi kaçağı ile karşı karşıya
kalıyoruz. Vergi kaçıranlarla ilgili gereken cezai müeyyideler yerine
getiriliyor ve bundan sonra da yerine getirilecektir."
www.pratikhaber.com |